adalet mülkün temelidir

hz. ömer'in devletin adaletle ayakta kalabileceğini anlattığı sözü.
|
kimi yerde atatürk'e ait olduğu yutturulmaya çalışılan söz dür.
hz. ömer'e ait olup mahkemelerde altında atatürk yazan vecize.
|
adalet mülkün temelidir;

bu ifade de yer alan mülk, üzerinde epey efsane üretilmiş bir kelimecik. memaliki osmaniyeden mülhem mi, bilmiyorum. ama sanmam, cumhuriyet ne kadar osmanlı varsa -şahsi fikri- kovalamış bir mefkure.

mülk; toprak gibi gelir getiren taşınmaz.
mülk; bir devletin ülkesi. hani bazen der ya ileri gelenler; devletin ülkesiyle milletiyle falan filan, fişmekan.

dün akşam oturmuş sofrada konuşuyoruz. mesele elbette son kararlar. arada hukuk paralıyorum, hazır iki insan bulmuşum ya. tefrik edildi falan diye bir söz geçti başladım anlatmaya. işte dedim bir davada firari sanık varsa karar hükmüyle o şahsın dosyası davadan ayrılır. bir de dedim, Allah gecinden versin bir sanık dava safahatı sürerken şu veya bu sebepten vefat ederse, o sanığın dosyası karar hükmüyle birlikte dosya münderecatı dışında kalır filan.

bizim çocuk esprilidir. peki dedi o ölen kişinin olası cezası mirasçılarına devr olmaz mı? olur mu dedim cezanın şahsiliği ilkesine aykırı olur bu. suçu kim işlemişse cezayı çekecek aynı kişidir.

ama bunu dediğim an, içime bir kurt düştü. bak dedim oğul, kimi suçlarda böyle olsa da, "bağzı" durumlar galiba istisna. mesela dedim ben yaşarken devlete borç takmışım ve hak vaki olmuş, bu alemden firari olmuşum. ha bak işte bu durumda borç, nasıl ki varsa mal varlığım sana miras hak olur; borcum da sana miras kalır galiba dedim.

öyle ya adalet mülkün temeli, değil mi?
tamamen yanlış anlaşılan söz. bu sözde kullanılan mülkün, mal mülkle, devletle filan alakası yoktur. mülk, Allah'ın kabzasındaki tüm madde alemi, kainat anlamındadır. yani kainat adalet üzerinde ayakta durur demektir. adalet kalkarsa kıyamet kopar demektir. mülkün tersi melekut 'tur.
atv'de yayınlanan bir dizi (sanırsam karadayı) da mahkeme salonundaki duvar da silik yazıldığı için "kemalist" yapı için bir sıkıntı oluşturan söz. hâlbuki bu söz atanızın değil, değişik vecihlerle sabittir ki, müminlerin emiri ömer radiyallahu anh'ındır.
"mülk"ü hayatlarının temeli yapanlar için, gerçekleştiğinde pek hoşlarına gidecek sonuçlar doğurmayan deyiş.
buradaki mülk aparça kökenli olup devlet ülke iktidar manasına gelir. dolayısıyla "adalet mülkün temelidir" sözüyle kastedilen şey şudur: "devletin veya düzenin esası adalettir."
adalet, adl den gelir, ölçü, mizan, intizam, denge anlamında da gelir terim itibari ile. maldan melekuta, mülk ise çok çeşitli manalarda kullanılabilir.

adalet devletlerin imanıdır, dinidir, hiçbir şeyini değil ama adaletini kaybeden bir devlet insanın kafiri gibi olup, yıkılması yakındır veya zaten yıkılmıştır.

asıl vurgulanması gereken bu sözün altında atatürk imzasının olmadığıdır.

|
arapçası el-‘adlü esâsü’l-mülk”tür. yani söz öyle altına imzası atıldığı gibi atatürk'ün değil hz. ömer'in sözüdür.

dolayısıyla “adalet mülkün temelidir” sözüyle kastedilen şey: “devletin veya düzenin esası adalettir.”
hiç unutmam aziz üstel, şamil tayyar'ın nasıl yargılandığını yazmıştı.. böylesi binlerce vaka var. şamil tayyar bey, bundan yıllar önce, bir milletvekili ve sekreteriyle, bir haber yüzünden telefonda tartışmış, milletvekili, de şamil tayyar’a da’vâ açtırmış yani mahkemeye vermiş. şamil bey’in talat isminde bir arkadaşı da o telefon konuşmasına şahitmiş. şamil’in tanığı olarak duruşmaya çıkmış.. ama yargıç efendi gittiğine gideceğine pişman etmiş onu.

hakim hazretleri, ‘o gün neler duydunuz anlatın!’ diye soruyor. talat bey de bir bir anlatıyor hatırladıklarını. hakim efendi (mahkeme başkanı) ‘peki bu olay ne zaman yaşandı?’ diye soruyor. sormak mı adeta kükrüyor adamcağıza...

adamcağız kendisini zorlasa da tam olarak bir tarih veremiyor, yani net olarak hatırlamıyor, “sanırım 6-7 ay oldu, tam hatırlamıyorum..” falan diyebiliyor korkudan kekeleyerek. hakim istediği fırsatı yakalamış, avının üzerine atlıyor: ‘niye hatırlamıyorsunuz?! bana tartışmanın olduğu ay ve günü söyleyin!’ diye ikinci bir kükreyişle adamın işini bitiriyor...

mahkeme salonlarına bir kez dahi girmiş iseniz bilirsiniz. oralar korkutucudur, insanın tüyleri diken diken olur. adamcağız da haliyle korkuyor ve susuyor. neticede şamil tayyar’a kafasındaki cezayı planlamış hakim kararını çabucak veriyor ve yargıdan torpilli milletvekiline telefonda hakaretten, 1 sene hapis ve para cezasına mahkûm ediliyor... belive it or not...

evet, hazreti ömer'in sözü «adalet mülkün temelidir» bütün adliyelerde yazar. altına atatürk yazıyorlar sahtekârlar. sahtekâr düzenin sahte simaları adalet dağıtmıyor, zalimler zalimliklerinde özgür, gariban basit bir suç işlese en ağır cezalar.. mülk (devlet) yara alıyor, yıpranıyor sonra.
|
hz.ömer (r.a) sözü olmasına rağmen duruşma salonlarında m.kemal atatürk imzalı olan güzel bi söz
şu sıralar canım ülkemizde türkçeleştirme temayülleri baş gösterdiğinden yeni yapılan adliyelerde, adalet devletin temelidirşeklinde zuhur eden cümle.
|
adalet mülkün temelidir---mülk ancak Allah ındır---- adalet ancak Allahtan beklenmelidir gerçeğini düşünmemize vesile olan söz.
|
türkiye için geçerli olmayan durum. türkiye'de adalet değil resmi ideoloji mülkün temelidir.
|
hz. ömer in sözü olmasına karşın, herşeyi en iyi bilen kurucumuzun söylediği gibi bir varsayımla onun imzasıyla adliyelere konulmuş söz.
sözün doğru olduğunu varsaydığımızda türkiye cumhuriyeti temelsiz yapıdır. ama ayaktadır. biz müslümanları bu durum şaşırtmaktadır.
hz. ömer bunu niye söyledi bilemiyorum ama herhalde adalet herhalde ağzından salya akarak insanları sömüren kapitalistlerin mülklerinin temeli değildir veya olmamalıdır. adalet hakkın temelidir, denilebir belki. ama mülkün temeli olursa eğer fakir fukaranın hakkı elde edilemez olmaya başlar ki şu anda türkiye'de fakir hak elde edememektedir. bunun tipik örneği abd'nin hukuk sistemidir. abd'de halkın genel kanısı parası olanların hukuksal hakkı olduğudur. abd kendi hukuk sistemini dışarıya belli bir şekilde tanıtabilir ama önemli olan insanların ağızlarında o sistemin ne olduğu hakikati gösterir. fakirsen kim senin dava masraflarını ödeyecek ? mahkemeye başvurmak bile paradır. hangi avukatı tutacaksın ? devletin verdiği avukatın umursamazlığı ile nereye varacaksın ? kim sen hapse girdiğinde para ödeyip seni çıkaracak ? kim hakime veya savcıya rüşvet verecek ? hukuk sisteminin çok önemli bir bölümü mal mülk meselelerinin üzerinedir. yani hukuk zenginlerin haklarını korumak için vardır. hukuk sisteminde senin benim üç kuruşluk menfaatim için olan bölümler de yine zenginin haklarının korunması içindir; mesela çalışma ve sosyal güvenlik yasaları gibi... çünkü zenginler daha zengin olsun diye kölelerin köle kalmaları için dizayn edilmiş çalışma ve sosyal güvenlik yasaları olmalıdır.
günümüzde mülk, adalet, temel kelimelerine yüklenen anlam müphemlikten çıktığı takdirde hz ömer'in neyi kastettiğine vakıf olabileceğimiz hayat düsturu.
|
mülkün temeliydi adalet hani? ...
bizim hak temelde saklı mı yani?
çıkartıp ta versen kim olur mâni?
yoksa hırsızlar mı çaldı hâkim beğ?

(bkz: abdurrahim karakoç)
|
bu müthiş sözü malesef yanlış anlamış bizim bazı yargı mensupları. burada 'adaleti memleketin temeline gömün, oradan bir daha çıkamasın' denmiyor ki?

yahu herkesin dayısı yok ki memlekette. zengin de değiliz meşhur da. tek dayanağımız adaletin tecellisi. illa savaş baltalarını çıkartacaklar bize. maalesef adalet rüzgar gibi geçip gidiyor/gidecek memleketten. çok mu çetin adaletin tecelli etmesi yahu?
mülk = dünya

adaletsizlik? evet her alanda. her yerde. her işimizde. ev hanımı bile yapıyor arkadaş bunu. iki kaşık atacağı çayı 3 çeyrek attı mı çayı adil yani hakkıyla yapmamış olur ince hesapta.
ee? mülkün temeli dedik ya.. bu mülk yıkılır. yani dünya batmaya mahkum.

belki çayın demi iyi çıkıyordur ama, her şey çay kadar masum olsa..

tanım: yakarlar bu gezegeni demenin en naif hali.
|

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.