dostoyevski

rus edebiyatı'nın büyük yazarı. insan ruhunun dehlizlerine dalan ve ne bulduysa çıkarıp insanlara sunan bir deha...

başarılarını çokça işittiğim bir kalem erbabı. okumak da nasip olur inşallah, türkçe'ye çevrilirse mutlaka okuyacağım.
|
rusya'nın şu anki edebiyatçılarına bakıldığında, o gerçek bir dahi.
"insan, hayata iki anlam yükler: biri ağlarken, diğeri gülerken ve tek bir kere kıymet bilir; o da elindekini kaybederken."


"önce seni taşlayacaklar, sonra da taşların masum olduğunu söyleyecekler."
"eğer içerden yaşanmazsa dostoyevski bir hiçtir." zweig
|
ilaçsız yalnızlığa, demli bir çay eşliğinde zevk katan yazar.
hayranı olmamın eşsiz sebepleri olan yazar. gerçek bir psikolog(nietzsche biraz daha fazlasını söyler). hakkını vermeye çalışırsam bir ermiş.*
felaket derecede hiciv ve taşlama yeteneğine sahip yazar. iddia ediyorum ki hiç bir yazar onun kadar ince alaylara imza atamaz.
|
şu sözlerin sahibidir : cehennem , insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir.
"dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin deseler, ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme derdim." demiş insan.

(bkz: dosto)
|
budala'daki uzun uzun tasvirlerine, psikolojik anlatımlarına bittiğim yazar. kitabın yarısına geliyorsun hala 1 gün bitmemiş.
bu da onun yazarlığının sağlamlığını gösteren şeylerden biridir..
gençlik eserlerini verdiği yıllarda ütopik sosyalist olan dostoyevski, 1849 yılında bu topluluğun öteki üyeleri ile birlikte tutuklanmış, ölüm cezası son anda hapis ve sürgün cezasına çevrilmiştir.omsk adasında ve sibiry'da geçen on yıllık sürgün ve hapis cezasının bitiminde petersburg'a dönd. 1861 yılında ezilenler, yine aynı yıl ölü bir evden hatıralar kitapların yayınladı. dostoyevski 1864 yılında yeraltından notlar'ı yayınladı. bu yapıt, yazarın "doğalcı okul" ve onu izleyen "devrimci demokrat" yazın anlayışından tam olarak kopuşununu hızlandırdı. dediği şu sözler de bu kopuşu perçinler:"insanın kutsal içeriğini onun toplumsal tipikliğinden daha geniş, daha tam ve daha derindir." 1860-70 yılları arasında suç ve ceza ile budala kitaplarını yayınladı. bu kitapları ecinniler vekaramazov kardeşlerizledi.
yaşadığı dönemin toplumsal karşıtlıklarını, felsefe ve ahlak alanında gergin çatışmalarını olağanüstü bir kompozisyon, dramatik gerginlik ve psikolojik ayrıntılara inmede eşsiz bir gözlem gücü ve ustalık, zaman zaman dışavurumcu özellikler taşıyan patetik, gergin, sinirli bir anlatımla yansıtan romanları ile dostoyevski, dünya edebiyatı üzerinde hala sürmekte olan bir etki yaratmıştır.
"dostoyevski'nin karmaşık kişiliğini dört ayrı yönden ele ele alabiliriz. dostoyevski yaratıcı bir sanatçı, nevrozlu bir hasta, bir ahlakçı ve günahkar bir kimsedir. bu şaşırtıcı karmaşıklığın içinden çıkmak pek kolay değildir" der sigmund freud ve arkadaşları psikanaliz açısından edebiyat adı eserlerinde. devamında sanatçı kişiliğinin shakespeare kadar iyi olduğunu vurgulayıp ahlakcı ve günahkar kişiliğininin analizine başlar.
bedenen sinik ve cansız ruhen tüm asırların en ''yalancı'' anarşisti. kabına sığmayan canavar. üstün düzeyde bir deha ama ömrü boyunca hasta, ömrü boyunca caresiz, ömrü boyunca yoksul.. tüm gençleri acı dolu tecrübelere yönlendiren, kendisi ile benzeştiren kıyamete kadar hatırlanacak ''üstün'' insan.
dostoyevski deyince aklıma sadece ilginç durumlar geliyor. gogol geliyor aslında. gogoldan neşet etmiş bir rus dosto. aslında sözlükçülerin en çok sevdiği edebiyatçı dosto olmalıydı. bir takım tanım niyetine yazılan şeylerde sadece başlık açmak için açılan başlıklarda hep dosto var. mesela ilk tanıştığına şampuanının adını sormak bence çok artistik bir durum. ama bakıyorum doğru düzgün parlak bir fikir söyleyememiş kimse. bu oldukça minimalist bir bakış içeren bir sahnedir aslında. bu şampuan sahnesi yani. taratinonun ucuz roman filminde brus vils karısına göbiş muhabbeti yapar. çok ilginç lirik küçük bir sahnedir. böyle ilginçliklere ancak sözümona kokuşmuş ironikliklerimizle yaklaşabiliyoruz ancak. işte bu ilhamsız duruma çok içlenirdi dosto. eminim burda olsa en çok okunan yazarlardan biri olurdu. hiç entellik yapmazdı. hep sonu maklı mekli biten başılara yazardı. veya şöyle şöyle bir insan tanımlarına. ama herkesle ya dost olur ya ölesiye düşman. ortasını bulamamaktan zevk alırdı. her gün fake hesap da alırdı. hatta bazen internet kafeden bir fake hesabına girer kimse anlamazdı. böyle acayip haller size küçük hesap olarak gelse de burda hayatın müthiş özeti vardır. hayat yeni bir hayat değilse ucuzdur. size dostodan alacağınız şeyi anlatmaya çalıştım. özür dilerim ben anladıklarımı yazdım. ucuzluğa pirim vermemek işte bu yeterli.
"bir ülke mazisinden kopamaz, kopmamalıdır. aydın, sınırların ötesinden basmakalıp ıslahat projeleri dileneceğine, halkın içine inmeli. rusya'yı ancak din kurtarabilir". *
|
kendisi hakkındaki psikanaliz çalışmaları okumak eserlerini okumak kadar zevklidir.
|
yeraltından notlar adlı romanından sonra ustalık çağına ermiş rus yazardır. yeraltından notlarda biraz mazoşist bir karakter vardır. toplumdan hayli dışlanmış veya kendini dışlatmış bir karakteri birinci ağızdan anlatır. okudukça okuyası gelir insanın. okuyun ey sözlük.
vazgeçemediği kumar tutkusu ve alacaklılarının tehditleri olmasaydı bugün dostoyeski diye bir yazar olmayabilirdi. romanlarında hem bu karanlık hayatındaki karakterler, yaşadığı cezaevi günleri, çocuğunun ölümü, hastalıkları ve hem de pek sevdiği anna grigoryevna'nın ona sağladığı çevrenin de etkisi var. ama yine de sadece gözlem yeteneği veya eğitimle açıklanamayacak karakterler yaratması, onun dehasının sonucudur. hala ve belki bir kaç asır daha en sevilen yazarlar arasında olacağı ise su götürmez bir gerçek.
kumarbaz bir yazar öyle ki bu saplantısı yüzünden çok zaman beş parasız kalmıştır bu zamanları da kitap yazarak değerlendirmiştir.(bkz: )kumarbaz adlı bir kitabı dahi vardır.en önemlisi olmasaydı raskolnikov olmayacaktı.
m.e.b yayınevinden "karamazov kardeşler"kitabını okumuştum ilk olarak .sene 1997 de.pembe ciltli kitaplar.okudukça açılırsınız efem dostoyevski kitaplarıhttp://nda.başlangıç zulüm ama sonları zevk tir.
|
"bazen, hem de terslik bu ya, eskilerin deyimiyle, “bütün güzel, yüce şeylerin inceliğini kavramaya hazır olduğum zamanlar,
evet tam bu sırada, o güzellikleri anlayacak yerde, neden belki de herkesin yapabileceği biçimsiz hareketleri,
hem de sanki özellikle yaapıyormuş gibi, tam yapılmaması gerektiğini anladığım bir zaanda yapıyorum?
niçin iyilik üstüne, güzel, yüce şeyler üstüne anlayışım derinleştikçe, batağa daha çok saplanıyorum, neredeyse boğulmama ramak kalıyor?
beni asıl şaşırtan şey, bu durumun bende rastgele değil de, sanki öyle gerektiği için olmasıydı. durumum bir hastalık ya da aksaklık değil,
benim her zamanki davranışımdı sanki; sonunda buna karşı koyma isteğim bile kalmadı"

-yeraltından notlar-
|
fransızlar ot, böcek tasviri yaparken; dostoyevski çağırdığı ruhları tasnif ediyordu...
ilber ortaylı kendisi için sadece rus edebiyatı değil dünya edebiyatının en iyisidir demektedir. dostoyevski ağır bir sara hastası ve kumarbazdır, kitaplarında bunlardan esintilerde sunmaktadır. eserleri bağımlılık yapar dikkat edilmesi gerekmektedir.
cahit zarifoğlu kendisi için teşhisi koymuş ''iman ağrısı çekiyor'' diyerek...

kendisi adına üzülsemde o ağrılara çok şey borçluyuz insanlık olarak...
zeki demirkubuz denince akla gelen yazar.
ayrıca sıkı bir varoluşçudur.
'sağlam çocuklar yetiştirmek, bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten daha kolay.'

fyodor dostoyevski
zorba, cani, bencil tiplerin özellikle yer aldığı anlatıları bize neyi kanıtlar acaba lan?
insan birşeyi elde etmek için çabalar. onu elde edince de bir kenara atar. gerçek değerini ise onu kaybedince anlar.
|
türk düşmanıdır.. istanbul un bir gün ruslar tarafından işgal edileceğini iddia etmiştir.. bir yazarın günlûğû isimli eserine bakabilirsiniz.. bu bilgiler kötü ve okunmiyacak bir edebiyatçı olduğu anlamını oluşturmaz..
dostoyevski bir başkadir. bir daha, bir daha ve bir daha okunur.
|

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: