türkiye tabanlı bir cemaat lideri. pensilvanya da yaşıyor. bir takım kendisini mehdiyetin başı olarak görürken başka bir grup da onu davaya en çok zarar veren adam olarak görüyor.

necmettin erbakan için 28 şubatta beceremedin bırak da demiştir.
|
doğruları yanlışlarını da götürür elemanlarınca.
|
sevenleri kadar sevmeyenleri de olan cemaat önderi.

ya çok bahtı açık yada bir taktik ve ileriyi görme dehası. resmi ideolojiyle iyi geçinmiş, bugün devletin ideolojisini değiştirecek bir güce ulaşmıştır. sakin, samimi, alçak gönüllü ve sevecen bir kişiliği vardır. küresel ve yerel statüko sahiplerini kızdırmamak adına zaman zaman, yüceltmek için çalıştığı dinin hilafına söylemlerde bulunmaktan çekinmemektedir.
görünen o ki cogito sözlükte de çok tartışılacaktır.
facebookta karşılaştığım bir video kendisinin nasıl değiştiğini, söyleminin nasıl farklılaştığını göstermesi açısından ilginç gerçekten...vay be, nerden nereye...

peşin edit: videonun tag ine katılmıyorum. çok abartılı bir isimlendirme olmuş...

http://www.facebook.com/vid...
israili otorite sanan,mavi marmara şehitlerinim şehit saymayan,filistinli çocuklar ölürken ölmüş 2-3 yahudi çocuk için ağladığını söyleyen,dinler arası diyalog adına papaz-haham-imam eşliğinde 3 dinin dularıyla nikahlar kıydıran,kendini ülkeye girme yasaklısı sanan,okyanus ötesinden, cebrail gelse parti kursa oy atmayacağı halde siyasete her an müdahale edebilen cemaat lideri. *
(gbkz: http://herkul.org )sitesinde son dönemde kendisine yöneltilen ithamlara cevap vermiştir.

''yumruk sallayana yumruk sallamayız'' diyor gülen hocaefendi..

size tahkir ifadesi kullanan insanlara hakkınız olsa dahi tahkirle cevap vermeyin diyen insan..
az önce öğrendim ki doğum günlerimiz aynıymış allah hayretsin*
mütemadiyen ağlayan, amerikancı bir vatansever, nev-i şahsına münhasır zat. orjinal bir mahsuldür, orası kesin. şu aralar yanlış hatırlamıyorsam pensilvanya'da gözyaşlarından bir servet yapmakla meşgul. halbuki dönse, biraz da buralarda ağlasa.. çok özledim hocayı, anlatılır gibi değil muhterem.
aklımda kendisiyle alakalı bir çok soru işaretini barındıran insan.

yurt dışında açtığı okullardan birine 'ışık okulları' değil 'the light academy' ismini koymuştu. okulun eğitim dili ingilizce idi ve türkçe dersleri ingilizceden daha az veriliyordu. hangi ülke olduğunu hatırlamıyorum. neden 'the light academy' ? neden okulun eğitim dili 'ingilizce' ?


geçenlerde mehtap radyo'da bir program dinledim. yurt dışına fethullah gülen'in okullarına öğretmen olarak gönderilenlerin eşleri ile röportaj yapılıyordu. bi abla başladı kendi hikayesini anlatmaya. yaşadıklarından felan bahsediyordu. heralde tacikistan'dı gittiği yer, tam hatırlayamıyorum. bi ara şunları söyledi: "biz oraya gittiğimizde hiç türk okulu yoktu. ilkini biz açacaktık. gittiğimizde fransızların, almanların ve bir kaç ülkenin daha açtığı okullar vardı. oranın halkı da çok fakirdi. kendi okulları iyi değildi." gibi şeyler duyduktan sonra dinlemeyi kesip aklımdaki soruları tekrar düşünmeye başladım.

daha önce yabancıların misyonerlik faaliyetlerini duymuştum. yurtdışında kapatılan türk okullarını duymuştum. yasal olarak yurtdışında okul açmak için eğitim dilinin ingilizce olmasının şart olduğu yerler olduğunu duymuştum. radyoda konuşan ablanın da dediklerini duyunca aklımdaki sorular uçtu gitti. zaten o iki soru çok sığ düşüncelerle ortaya çıkmıştı.

avrupa'nın senelerce sömürdüğü katlettiği ülkelere bakın. şimdi de gidip kendi okullarını açıp kendilerine adam seçiyorlar oralardan. rusya'dan, ortadoğu'dan, hindistan'dan, afrika'dan.

fethullah gülen'in düşüncesine bakın bir de. elinde avucunda hiç bir şeyi yokken müslüman'ın, türk'ün adını dünyanın dört bir yanına götürmüştür bugün. ne olursa olsun o insan bunu yapmış. kimseden yardım almadan bunu kendi düşüncesi ile yapmış.

fethullah gülen hakkında daha hiç bir soru yok mu aklımda? var. hala cevabını bulamadığım sorular var. eğer niyeti kötü ise âllah başına yıksın her şeyini. eğer niyetinde halis ise de âllah emellerini tamamlaması için ona yardım etsin. zaten neyin ne olduğunu bilen yine âllah'tır
|
peygamber efendimizin* hayatını konu edinen sonsuz nur isimli muhteşem kitabın sahibidir.

bu aralar yaşatma ideali isimli yeni bir kitabı, tüm nt raflarında arzı endam etmektedir...



|
çok büyük bi cemaati var ama bu kadar büyük bir cemaat bu adamın harcı değil.
hakkında uzunca bir makale yazıyorum şu ara... allah nasip ederde bitirirsem ilk buraya ekleyeceğim.
ama şöyle söyleyim, cemaatteki arkadaşların hiç hoşuna gitmeyecek. yani hiç okumasınlar diyebilirim o yüzden...
sadece oluşumun faaliyetlerine gelen tepkileri hafifletmek için kullanılan birisi olduğunu düşünürüm . ha ilmi kişiliğine lafım olmaz.
hoşlanmıyorum. kalbim ısınmıyor. sevmek istesem de sevemiyorum.

hele hele risale-i nuru sadeleştirme mevzuunda sadeleştirme aleyhinde çıkıp bir kelam etmemesi, sükut etmesi üzerine daha da soğudum.

bu konuda şöyle diyorum ilgili cemaatteki kardeşlere: önce hocanızın kitaplarını tercüme edin.
#423253 ilgili kısımları okudum ve art niyetli bir söylem bulamadım ama tanıma bakıldığında kötü şeyler söylemiş algısı oluşuyor.

kendisi hakkındaki düşüncelerim çok bulanık. ne iyi diyebiliyorum ne de kötü. hakkında çok fazla söylenti var. uzun uzun okuyup araştırmak lazım kişi.
|
geçirmiş olduğu katarakt ameliyatı ile meseleleri daha iyi göreceğini umut ediyor acil şifalar diliyorum.
başıma bir iş gelmeyecekse kendisinden hazzetmiyorum.
1980 darbesinde askere selam durmuştur.


--- ekim 1980 sızıntı dergisi başyazıdan alıntı ---

ve, işte şimdi, binbir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tuluû saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, hızır gibi imdadımıza yetişen mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz.

--- ekim 1980 sızıntı dergisi başyazıdan alıntı ---


http://www.sizinti.com.tr/k...
anlamıyorum bu adamı, hangi safta olduğunu kestiremiyorum.
bir dönem erbakan'ı yeren mesut yılmaz'ı öven insan evladı..
ayet'te derki;yemin olsun ki biz, insanlardan ve cinlerden birçoğunu cehennem için yarattık. kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. davarlar gibidir bunlar. belki daha da şaşkın. gafillerin ta kendileridir bunlar.

sizler bir insan evladına kayıtsız şartsız inanıyorsunuz hatalarını yanlışlarını görmüyor ve sorgusuz doğrudur diyorsunuz..
farkettim de ya çok sevilen yada aksine hiç sevilmeyen bi zat kendisi nedendir meraklardayım. şahsı muhteremi sevenler sevmeyenlerden çok mu fazla şey biliyor yada sevmeyenler diğerlerinden, neden bu ikilem oluşuyor ? her kafadan bir ses çıktığını düşünürsek ve tarafsız medyanın olmadığını bu adam hakkında pek birşey bilmiyoruz diğerlerinin bildiklerinden başka.
demem o ki hakkında yorum yaparken iyice bi ölçüp tartmalıyız.
burada da deklare etmek istiyorum ki hakkında konuşmaktan yorulduğum ve artık konuşmayacağım adam(!)
dinlerarası diyalog saçmalığı ile islama inananlara çok büyük zarar vermiş kişi.
şike soruşturması vb konularda herkul web sitesinde ve tv'de beyanlarda bulunduğu halde, "risale-i nur eserlerinin sadeleştirme cinayeti" hakkında bir kaç kelam edememiş efendidir. üstad hazretlerinin bir sürü talebesi bu duruma isyan ettiği ve bir çok talebe bu durum hakkında açıklama beklediği halde sükut etmektedir.

kendi eserlerini sadeleştirilsin...

not: kimse de bana mesaj atmasın, yok hocaefendi böyle de, şöyle de, türkiye ile ilgili her şeyi takip ediyor bir risale-i nurların sadeleştirilme haberini bilmiyor sanki? kendi tv kanalları buna işe şapka çıkardılar ve desteklediler. külahımıza anlatsınlar...
abd de yaşayan cemaat lideri.
bu sefer yanlış piyonu oynattı gibi,
şah türkiye de
rok da yapamaz artık,
açmazda mı ne,
bilmem ki.

zarif edit; bilmem ki dedim, siz umarım biliyorsunuz, irşada muhtacım.
kalbin zümrüt tepeleri kitabında safâ'yı şöyle özetlemiş:

''safâ, kaynakların en arı, en duru ve en bereketlisinden akıp, insanın gönül havzasına ulaştıktan sonra muhatabın, hâl ve zamanın gereklerine göre, semavî fakat arzî yeni bir dalga boyu ile yolları ve yoldakileri aydınlatarak yolcuları yürütüp, yolları da yürünür hâle getirmesi, sâlikin ruhunda hâsıl ettiği safvetle onu ulûhiyet hakikatine yönlendirip ruhunu münacatın sonsuz zevkleriyle şahlandırması ve gönlünü de sürekli aşk u şevk ve vuslat tutkusuyla coşturmasıdır."



yılbaşında türkiye'ye döneceği yönünde haberler çıkmıştır.
o değil de adam neden hala gelmiyor onu anlamış değilim. hüzünlü gurbet falan iyiydi de ama gurbeti devam ettirmesi için hakikaten hiç bir neden kalmamış görünüyor.
rusya'nın cia ajanı olduğu gerekçesiyle rusya'daki bütün etkinliğini durdurduğu cemaat lideridir.
türkiye'ye çağrılması, zamanında şu iddiaları bu millete yutturmaya çalışıp kimilerine yutturanlara ve yutanlara şu mesajı veriyor:

fethullah gülen niçin amerika'da?,
-efendim sağlık problemleri var, bu yüzden...

keşke daveti yapan(lar) burada şöyle deseydi daha inandırıcı olurdu:
biz de daha iyi doktorlar ve imkanlar var, gel biz sana bakarız...
fesubhanallah.

bir aneknot: bir ülkenin başbakanı davet ettiği halde hala gelmeyecek ve gelmiyorsa:
-ya başbakana güvenmiyor,
-ya başbakana güvenmiyor,
-ve başbakandan akıllı ki, başbakanın göremediklerini görüyor;
-peki ilgili cemaatteki kardeşlere sorarım: "hocanızın sözüne itimad edip bir türlü gelmeye karar veremediğini görüyorsunuz? bu daveti yapanlara sizler nasıl güvenip destekliyorsunuz?
-anlaşılıyor ki fethullah gülen'e göre hala konjonktür müsayit değil ama siyasi lider(ler)e göre müsayit?

peki hangisine inanacağız?
hangisi doğru?
her şey eskisi gibi değil artık, her şey düzgün diyen mi?
bir türlü gelemeyen mi?

hangi kafaya daha çok güveniyorsunuz? sorabilir miyim?
hocanıza mı? hacınıza mı?

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: