rusya

sovyetler dağıldıktan sonra oluşan federasyon, ilk başkanı boris yeltsin'dir.
ordunun yüzde 10'unu oluşturan kadın askerlerin sayısı 115 ile 160 bin arasında olan ülke.
soğuk memleket.

soğuk memleket ama abd-ingiltere-israil ekseninin iran'a yaptığı salvoların ardından iran'a yeni nükleer santral yapma hususunu görüşeceklerini bildirerek ortamı daha da ısıtacağa benziyor.

atom enerjisi kurumu 'sipariş' üzerine yayınladığı yeni rapor ile yukarıda ismi geçen ingiliz-yahudi ekseninin iran'ı tekrar hedef tahtasına koymasıyla yeniden tantanalı günlere doğru ilerliyoruz. rusya bu yola yakın duruyor. çin bu yoldan uzak durmuyor.

bu meselede rusya bir taraf mı yoksa tarafmış gibi mi yapıyor orasını kestirmek şimdilik zor. zira rusya bir kere iran'ı yarı yolda bırakmıştı. eskiler "ayıdan post rusya'dan dost olmaz" derler. inanmıyoruz tabi. varsa yoksa ülke menfaatleri!

eğer ortada bariz bir "oyun" varsa ve senaryo taraflarca biliniyorsa olay sadece "keriz silkeleme" operasyonu! büyük oyuncular hep benzer refleksler sergileyip nihayetinde artan petrol fiyatları ile altın oluyor. yani birileri dünyayı beklentiye sokup habire topluyor! ama biz ne blöfler gördük. keklik avına çıktık, bekliyoruz.

peki ya adam ciddiyse? ciddiysen git konuş bence. ama senaryoda şimdilik bu yok sanırım.
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında, imparatorluğun ekonomik yapısı geniş ölçüde köylü ve sayıca daha az ama etkili bir işçi sınıfına dayanmaktaydı. sanayileşme yetersizdi ve üretim büyük ölçüde tarıma dayalıydı.şehirleşme 2-3 şehir dışında son derece az ve nüfusun büyük çoğunluğu taşrada yaşamaktaydı. 1905 devrimleri ve ardından gelen 1917 devrimleri, rusya'nın bu ekonomik ve siyasi yapısından kaynaklanmıştır.
|
wikipedia'ya göre erkeklerinin ortalama ömrü 62,77 yıl iken kadınlarının ortalama ömrü 74,67 yıl olan ülke. bu durumun yarattığı sonuç da her 1 kadına 0,859 erkeğin düşmesi oluyor. bunun da yarattığı sonuç, rusya'da her 1 kadın başına 0,141 lik bir erkek açığı var demek.
"15.wikipedia'ya göre erkeklerinin ortalama ömrü 62,77 yıl iken kadınlarının ortalama ömrü 74,67 yıl olan ülke. bu durumun yarattığı sonuç da her 1 kadına 0,859 erkeğin düşmesi oluyor. bunun da yarattığı sonuç, rusya'da her 1 kadın başına 0,141 lik bir erkek açığı var demek. "

buna göre, sekiz kadından biri müsait. ama hemen sevinmemek lazım. çünkü en az 62.77 yaşında. 62 de, 63'den gün alıyor.
arap baharının çarpmasıyla suriye ayaklanması sürecinde mevcut iktidar ile muhalefet arasında arabuluculuk yapacak ülke.

iddiaya göre esad teklifi kabul etmiş muhaliflerden de haber bekleniyormuş. genellikle ihtilaflı meselelerde tarafsız ülkelerde görüşme yapılır. bu meselede rusya 'tarafsız' bir ülke olsa gerek!
beşar esed'den suriye'de şiddetin durdurulması hususunda garanti aldığı söylenen ülke.

haber şöyle: " interfax'ın haberine göre, lavrov görüşmenin ardından yaptığı açıklamada ise esad'ın suriye'deki şiddeti durdurmak için garanti verdiğini belirtti."

bu esed bizim tanıdığımız esed ise sözünde durması çok zor. benzer sözleri türkiye'ye de vermişti sürecin başında. elbette sözünde duramadı. çünkü suriye'yi beşer esed yönetmiyor!

suriye meselesi şimdi daha da karmaşık. suriye ile çin'in bm'deki kararı veto etmesi çözüm değil. eninde sonunda suriye meselesinde ortak bir noktada buluşacaklar. esed'in biletinin çoktan kesildiği söyleniyor. mesele esed'in gitmesinin ötesine sarktı. esed'den sonra ne olacak peki? suriyede yetkiler kim yahut kimlerde olacak. bütün mesele bu!

--- alıntı ---
rusya dışişleri bakanlığı sözcüsü aleksander lukaşeviç, sovyetler birliği döneminde suriye ile imzalanan dostluk ve işbirliği anlaşmasının kendilerini dış müdahale olması durumunda suriye yönetiminin yanında savaşmayı zorunlu kılmadığını söyledi.

basın mensuplarının 1980 yılında suriye ile sovyetler birliği arasında imzalanan anlaşmayı hatırlatmaları üzerine lukaşeviç, rusya’nın sovyetler birliği’nin yasal devamı olduğunu kabul ettiğini, ancak anlaşmanın askeri destek zorunluluğu getirmediğini savundu.
--- alıntı ---

http://www.cogitosozluk.net...
--- alıntı ---

rusya ve uluslararası basında yer alan rus savaş gemisinin suriye limanına yanaştığı ve askeri amaçlı olarak bölgede olduğu yönündeki iddialara, moskova ve şam'dan yalanlama geldi. rusya geminin varlığını doğruladı, ancak mürettebatın sivil olduğunu ve teknik nedenlerle bölgeye gittiğini söyledi.

--- alıntı ---

*

baskıcı bir tarafını bi kenara koyarsak ki rus baharı getirmeye çalışsanız mesela şeyinizden iki dakkada kan alırlar farkında bile olmazsınız yönetim açısından rol model olması gereken bir ülke.
suriye konusunda iyice köşeye sıkışan ülke. fakat ruslar için sıkıntı sadece suriye'deki üsleri olmamalı. sadece iran'a saldırı yolunun açılması da olmamalı. libya'da kaddafi devrildikten sonra mali'de olanları bağlantılı bir şekilde gördükten sonra ilk endişelenmesi gereken mevzu sıranın kesinlikle rus etkisindeki orta asya'daki diktatörlüklere geleceğidir. bu da rusya'nın tamamen köşeye sıkıştırılıp, enerji konusundaki gücünün bitirilmesine yol açar ve artık dünya sahnesinden çekilerek parçalanmaya kadar giden bir süreci başlatabilir.
orta asya'daki türki cumhuriyetler bu gelişmeleri ne kadar yakından takip ettiler bilmiyorum fakat şimdiden reform yapmazlar ise gelecekleri pek parlak değil.
|
suriye rejimine destek veren ülkelerden.

rusya'nın suriyeye desteği elbette rusya'nın suriye sahilindeki tartus deniz üssüne paralel olarak rusya'nın akdeniz'de olma isteğini sürdürmesiyle ilişkili elbette. sadece bundan ibaret de değil. hani dünyada oluşmuş yahut yeni oluşmakta olan hatların sağlamlaşması yahut daha iyi oturması adına kendi hattına destek açısından hamleler daha dikkatli ve sağlam atılıyor.

suriye öyle bir kesişim noktasında ki bundan birçok ülke etkileniyor. suriye'de rejim değişikliğinin olması demek iran'ın kurduğu hattın bozulması, israil'in öteden beri oluşturduğu hattın akamete uğraması, rusya'nın akdenizde olmas serüveninin sekteye uğraması... tüm bunlar ve bağlantılı denklemler bir şekilde etkilenecektir. suriye rejimi aslında öteden beri zıtlıklar denklemi politikası güderek hayatta kalmaya çalıştı, çalışıyor.

rusya'nın ve iran'nın sert desteği türkiye'nin hem iran hem de rusya ile aralarının sağumasına sebep olacaktır. iran zaten tepkisini ortaya koyuyor. rusya iran'a nazaran ikincil olduğu için şimdilik daha ziyade dengeleyici unsur olarak oynunu oynuyor. ama oyun daha da sertleştiğinde pozisyonunu daha da sertleştirmekten imtina etmeyecektir. elbette seçenek bu kadar değil. rusya'nın bir diğer seçeneği ise fotoğrafi daha da geniş tutarak suriye'ye desteğini dondurmasıdır.

putin'in açıklamasına göre verilen teçviklerin etkisiyle 3 yılda 7 milyon çocuk doğmuş rusya'da. maşallah!

"artık daha fazla rus ailesi ikinci ve üçüncü çocuk yapıyor. ikinci çocuk sahibi olma oranı son beş yılda yüzde 45 arttı. üçüncü çocuk sahibi olma oranı ise yüzde 62 arttı"

geçenlerde recep tayyip erdoğan 3 çocuk yapın teçvikini 5'e çıkardı. putin 3'e razı ama 5 şimdilik zor rusya'da. elbette çocuk doğurma meselesi ekonomi ile irtibatlı sayılıyor. yani ekonomik veriler iyi niye daha fazla çocuk yapmıyorsunuz deniyor. buna benzer bir cümle bizim başbakan'da kurmuştu. eskiden maddi durum daha kötüudü, bakmak zordu, şimdi daha iyi... vs.

aslında çocuk yapmak meselesinin ekonomiye bağlanması yeni değil. eskiden çok çocuk yapmak teşvik edilirdi ama kız çocuğu değil tabi. çokça erkek çocuğu olan övünürdü. halen daha bazı yerlerde kız çocuğu çocuktan sayılmıyor!

cahiliye döneminde kız çocuklarının diri diri gömülmesinin altında yatan en önemli faktörlerden biri de ekonomik sebeplerdi. kızların hakir görülmesi ile toplum içinde sahipsiz olmalarının ekonomik sebeplerle irtibatının olmamasını düşünemeyiz. cahiliye döneminde kızların fuhşiyata karışması çok zor değildi. handikapli bir ahlak anlayışı olduğu için kız babaları çocukları büyütmeden diri diri toprağa gömüyordu. zulmün en dip noktası!

gelgelelim 2012'ye. dünya ölçeğinde büyüklük yarışına giren ülkelerin liderleri çok çocuk yapmayı teşvik ediyor. çocukların gözüne kaşına heves oldukları için mi? elbette hayır! geçmişte olduğu gibi yine benzer saiklerle hareket ediyorlar. herzaman olduğu gibi kelle hesabı! ama bu hesap çok da yanlış olmasa gerek. bu nereden baktığına göre değişir biraz da. maksat kellerin oturtulduğu gövdeyi yüceltmek ise ne sorun olabilir!
--- alıntı ---

iran'ı nükleer silah peşinde koşmakla suçlayan abd ve avrupa’nın iddialarına başından beri karşı çıkan rusya ilk kez iran'ı da muhtemel bir nükleer tehdit olarak niteledi.

rusya genelkurmay başkanı nikolay makarov, gerçek nükleer tehdidin gayrimeşru yollardan nükleer silah üreten ülkelerden kaynaklandığını belirterek, "nükleer silaha sahip olmadığını söyleyen birçok ülkenin elinde aslında bu silahların bulunduğunu biliyoruz" dedi.

--- alıntı ---

http://tinyurl.com/885y79w
nikolay makarov adi üstünde makara yapmiştir. büyütmeye gerek yok.
|
suriye-türkiye sınırına radar üssü kurduğu iddia ediliyor.

iddia sahibi fransız le figaro gazetesi. haber maksatlı olabilir. benzer haber bazı rus ajanslarından da geçilmiş. bu üssün maksadı ise belli. türkiye'ki nato ve abd üslerini kontrol altına almak, takip etmek. kürecik, incirlik vb.

geçenlerde rusya-türkiye ilişlerileyle bağlatılı bir cümle yansımıştı ajanslaraı: "bu bölgede bizim rakibimiz abd değil türkiye'dir..." tespit doğru elbette. bu tespit daha ziyade tarihsel gelişim olarak söylenmişti tabi. yani geçmiş ile irtibatlandırılarak bir rekabetin olduğu ima edilmişti.

bölge kaynıyor, taraflar sürekli mücadele içinde... elbette rusya boş durmuyor.
sorunlu bölgelerdeki gidişattan memnun gözüküyor. rusya önemli bir silah üreticisi ve satıcısı ülke. rusya devlet başkanı vladimir putin silah ihracatında 2012'nin ilk yarısında 6,5 milyar dolarlık rakama ulaşıldığını söylemiş. geçen yılın ilk yarısına göre artış yüzde 14'den fazla. bundan iyisi şam'da kayısı!

silah ihracatında abd lider. büyük devletler sorunsuz bir dünya istemezler. kendi dışında olduktan sonra sorun yok. silah şirketler hem barışta hem de savaşta silah satmasını gayet iyi biliyor.

rusya'nın ey iyi müşterileri şunlar: suriye, çin, hindistan, malezya, venezüella... toplam 55 ülkeye silah ihracatı yapıyorlarmış. üretiyor ki satıyor!
dışişleri bakanına gıcık olduğum ülke.
|

--- alıntı ---

rusya suriye'ye savaş gemisi yolluyor!
rus savaş gemilerinin suriye limanı tartus’a doğru yola çıktığı bildirildi.

--- alıntı ---


bu rusların taktiğini çok sevdim. ilk önce çekildim görüntüsü verdi. 1 gün sustu ve gemilerini yolladı. hastayız dedeee stratejinin babasını yaptı adamlar. ama biz yine ortada kalıyoruz her türlü. rusya ile düşman gibiyiz ama; tarihte fransa, ingiltere, rusya, abd bu devletlerle hem düşman olduk hem müttefik. çin türkmenleri öldürür, rusya müslümanları-türkmenleri öldürür. abd avrupa bizi istemez kazık atar. nato hep kazık attı zaten. her türlü ortada kalıyoruz.
doğu akdeniz'in hakimeyeti noktasında suriye ayaklanması özelinde tarafların karşılıklı baskıları neticesi suriye'ye silah satışlarını durdurduğunu ilanının hemen akabinde suriye'nin tartus limanına savaş gemilerini yollayacağını ilan etti.

bu mücadele tarzı çok yabancı değil aslında. sankı karşımızda bir iran var! iran'ın öteden beri uyguladığı yöntem bu. bir geri bir ileri, bir sağa bir sola! biraz gevşet peşinden hemen sıkı tut. aynı stratejiyi rusya da uygulamaya başladı demek ki. aslında bu anlaşılır bir durum. suriye meselesi özelinde paralel hareket kararı almışlardı olayın patlak verdiği günden itibaren. giderek politik karar ve yöntemleri aynileşiyor.

rusya'nın suriye meselesinde geri adım atmamasını salt suriye özelinde değerlendirmiyoruz. rusya'nın eski bir emperyal devlet olduğunu hatırladığımızda neden bu kadar ısrar ettiğini anlarız. doğu akdeniz enerji savaşlarının yoğun bir şekilde verildiği bir alandır. öncesinde değerli bir yo, güzergah iken şimdide buna doğalgaz ve petrol çıkan bir alan olma özelliği de eklendi. değeri ikiye katlanmış oldu.

israil'in bu bölgede ısrarı, özellikle kıbrıs rum kesimiyle yaptığı stratejik anlaşmaları peşinden burada askeri varlığını artırma kararı boşuna değildir. ileride israil'in nükleer denizaltıları doğu akdenizde fink atacak! buna hazrlıklı olunmalı. israil almanya'ya denizaltı sparişlerini çoktan verdi. rekabet kızışıyor.

rusya sedece türkiye ile değil israil ile de mücadele vermek zorunda kalacak. lakin israil'den önce türkiye var. ondan da önce suriye. suriye meselesinin nasıl çözüleceği muamma. dananın kuyruğu henüz kopmadı.
devlet başkanı vladimir putin, italya başbakanı maria monti ile düzenlediği ortak basın toplantısında suriye lideri beşşar esed'in yasal olarak görevi bırakması gerektiğini söylemiş.

demek ki karşılklı ortak bir karara varılmış aslında. suriye'ye dış müdahale hariç esed'in görevi bırakması hususunda az-çok bir ortak karar var. bu açıklamanın başbakan'ın rusya ziyaretinden sonraya denk gelmesi sürpriz değil.

suriye ayaklanması şimdi farklı bir sürece giriyor demek ki. kuzey ırak barzani yönetimi fiilen suriye pkk'sının yani pyd'nin kontrolu ele aldığı yerlere peşmergeleri göndermiş. israil ise "belirlediğim noktalara vuracağım" açıklaması yapıyor. israil açısında suriyenin elinde olan kimyasal silahların başkalarının eline geçmesi büyük tehlike. aynı tehlike bizim için de var aslında. esed son çare bunları kullanmaktan imtina etmez.

rusya'nın son açıklamalarından anlaşıldığı üzere rusya tartus'ta bulunan askeri üssün garantisini almış sanki. zaten esed'e verdiği destek doğu akdeniz'deki çıkarları içindi genel olarak. esed'in kara kaşına hevesli değildi. doğu akdeniz ve suriye'deki çıkarları gözetilirse neden ısrar etsin değil mi? geriye iran kaldı. iran elbette sonuna kadar mücadele edecektir. inşallah dış müdahale olmadan suriye'deki bu kaos ortamu durur. zalim baas rejimi de ortadan bir şekilde kalkar.

edit: imla
suriye genelindeki durumdan ümidi kalmamış fakat halihazırda elinde bulunan tartus limanını korumak için restini çekmiştir.

rusya genelkurmay başkanlığı, suriye'nin tartus limanında bulunan rus deniz üssüne, muhalif güçlerin herhangi bir saldırı yapması durumunda karşılık verecekleri uyarısı yapmıştır. muhalifler tartus limanına müdahale edebilir mi? şimdilik zor görünüyor. ama eğer düşen uçağımızla rusya'nın bir şekilde bağlantısı varsa kanımca tartus limanı da hedefler arasında yer alabilir. elbette korsan bir saldırı! anlaşıldığı kadar resmi makamlar rusya'nın düşen uçakla direk bir bağlantısının olduğunu düşünmüyor. açıklamalar bu yöndeydi. diğer yandan düşen uçakla ilgili muamma devam ediyor.



asya'da türki devletleri de içine alacak bir pakt kurmak için düğmeye bastı. bu durum 2030 kehanetlerine parelel. yani buna göre osmanlı birleşik devletleri adı altında türkiye ve türki cumhuriyetler birleşecek, ama güneydoğu'da bir kürt devleti kurulacak.
|
uçak krizi ile ilgili olarak türkiye'ye haddini bildirmesini bekleyenlerin umutlarını boşa çıkarmış devlet.
iddiaya göre s-300'leri suriye'ye doğru göndermiş. iddiayı ortaya atan israil hava kuvvetleri komutanı. haber doğru mu bilmiyoruz.

eğer haber doğruysa ve bu füzeleri esed rejiminin envanterine girerse, suriye'de hesapların yeniden yapılması gerekecektir. rusya sadece mesaj vermek istemiş de olabilir. yakında yapılacak toplantı için pazarlık payı. füzeleri oraya göndermek tek başına yetmiyor. kurulması da gerekiyor. tahmin ettiğimiz kadar israil o füzelerin oraya kurulmasını istemez. bu haber daha ziyade pazarlık payına ilişkin gibime geliyor.


biz geziyle ağaçla, böcekle uğraşırken rusya güney kıbrıs baf'taki askeri hava üssünü kullanmak için güney kıbrıs'la el sıkıştı.

rusya limasol limanını da kullanıyor. rusya'nın güney kıbrıs'a neden önem veriyor? çünkü suriye tartus limanı'nı kaybettiğinde boşluğa düşmemek için. rusya'nın deniz donanması olacaksa ve buradan dünyaya açılacaksa (doğu) akdeniz'de askeri üssünün olması çok önemli.

esasında baf'taki askeri üssü israil istiyordu. "israil'in baf'ı istemesinin asıl nedeni olarak ise doğu akdeniz'deki enerji yataklarının korunması isteği gösteriliyor." bu üsse israil talip olmuştu ama görünen o ki rusya kaptı. bu anlamda israil ile kıbrıs arasında alttan alta bir kırılma yaşanabilir. aslında hesap basit, parayı veren düdüğü çalar. rusya'nın güney kıbrıs'a aktardığı paralar ortada.

bir nsa çalışanı olan edward snowden'in 'açık sızdırma' operasyonunun ardından hamileri(?) tarafından kaçırtılarak sığınacak ülke aradığı bunlardan birinin de rusya olduğu fakat putin'in bunu şarta bağladığı bunun ardından da snowden'in buraya sığınma talebini geri çektiği ülke.

esasında bu açık sızdırma hadisesi yeni değil. wikileaks halen daha hafızalarımızda. benzer bir operasyon orada da olmuştur. devletlerin gizli bilgileri önceden planlı bir şekilde seri olarak dışarıya sızdırılmıştı. ancak tüm eldeki veriler değil. mesajın önem derecesine göre önceden belirlenenler.

snowden'in sığınma talebine karşı putin ne dedi? ".. bilgileri sızdırmaya son vermesi durumunda" kabul edilebileceği... yani rusya bir anlamda abd'ye dolaylı yardım etmiş oluyor. bu işte bir tuhaflık yok mu? elbette yok. çünkü bu güç mücadelesinde abd ile rusya aynı gemide. daha önce değişik vesilelerle belirtmiştik dünyada özellikle 2003 finansal-ekonomik krizinde ortaya çıkan "küresel sermaye" ile ulus devletlerin kapışmasının bir çeşit yansımasıdır. ve bu mücadele kendini bu şekilde dışarıya yansıtıyor. devletlerin kendi arasındaki klasik mücadelelerine ait gizli bilgiler dışarıya sızdırılarak mevzi kırmaya çalışıyor küresel sermaye lordları. ki zaten bu tarz bir sızdırmayı ancak güçlü devletler ile mücadele edebilecek başka bir büyük güç yapabilir. devletlerin de üstünde hangi küresel şirketler var ise bu sızdırmayı da onlar organize etmiştir diye düşünüyorum. hatta durum öyle trajı-komik ki örneğin bu son sızdırma da deşifre edilen "prism" veya "tempora" adlı programları yapanlar bu şirketler veya buralarda bir şekilde çalışmış ve irtibatı olmuş kişiler. yani bu büyük şirketlerin (enerji, finans, teknoloji, telekom, silah sanayi vb.) bulunduğu ülkelerin siyasi liderleri ister istemez bu dünya ölçeğindeki şirketlerden yardım alıyor yahut almak zorunda kalıyor. çünkü yeni kapital düzende sistem küresel ölçekteki bu özel statülü şirketlerin üzerine bina edilmiş durumda. hatta öyle ki bazı önemli askeri operasyonlar bile özel şirketlere havale edilmiş. "blackwater" gibi. bu tip sivil askeri güvenlik birimleri bu bahsettiğimiz küresel sermaye gruplarının altında olan şirketlerden bazılarıdır. yani yeni kapitalist düzende devletler bunlardan kaçamaz. kaçamadığı için de bu büyük şirketler devletlerin mahrem bilgilerine de bir şekilde sahip oluyor. nasıl olmasın. bu işleri de bu özel şirketlere yaptırıyorlar. mesela bu son olayda olduğu gibi. nsa eski çalışanı snowden bunları neden şimdi deşifre etme ihtiyacı duydu? zaten farklı istihbarat birimleri bu işlerin bu şekilde olduğunu bilmiyor muydu? burada bir mesaj olmalı ki bu mesaj da teorimizde bahsettiğimiz gibi ulus devletlere ve onların yetkililerine olmalı. öyle olmalı ki putin dahi abd devletinden yahut hükümetinden yana tavır almak zorunda kaldı. çünkü putin biliyor ki bu küresel sermaye lordları abd'yi dize getirdiğinde sıra onlara gelecek. burada ilginç bir noktayı belirtmem lazım.

nedir ilginç nokta? elbette çin'in hızlı yükselişi ve yeni kapitalist düzenin lokomotifi olması yahut seçilmesi. nasıl yani? küresel sermaye lordları tıkanan eski kapitalist sistemin önünü açmak için çin'i paravan olarak kullanıyorlar. ve küresel sermaye - ulus devlet kapışmasından çin bir cephe olarak kullanılıyor. görece komunist çin'in geldiği noktaya bakınız. çinli yetkililer bunun farkında mı? öyle olmalılar. bilindik düşman abd'ye karşı çin'e, bakın kim yardım ediyor.

klasik rusya-çin bloğunun geldiği nokta çok ilginç. devletler düzeyinde pozisyonlarda bir değişme yok aslında. ama alt tarafta yani işin özünde müthiş bir değişim/dönüşüm var. küresel sermayenin lordları (abd'de deki yahudi sermayesi?) 2000'den sonra ellerindeki paraların bir kısmını neden çin'e aktardılar. çin'ın kısa zamanda dünyanın üretim merkezi olması nasıl sağlandı ve bu para nereden/kimlerden geldi? tüm bu soruların cevabı bulunduğunda bu olup biten olayları ve yeni duruma az-çok bir cevabımız olur diye düşünüyorum. bu yeni durum asimetrik ve agresif. keskin çizgiler yok. mücadele iç içe geçmiş. safları net bir şekilde ayıramıyorsun. klasik bir mücadele tarzı zaten yok. düşman açık ve net değil. küresel sermayenin lordları dünyanın değişik ülkelerinden tepki verebilir. yani diyelim abd hükümetini şıkıştıracaklar. bunu içeriden yapıyor. hükümet bir anda afallıyor. öyle ki diğer ülkeleri de abd hükümetinin üzerine salmış oluyor. hem içeride hem de dışarıda mücadele etmek zorundalar. ve önemli bir duurm olarak abd iki başlı bir dev gibi. sanki farklı 2 farklı güç tarafından yönetiliyormuş görüntüsü veriyor. bazen aynı olaya iki farklı tepki gelebiliyor. bu elbette önemli bir sorundur.

bu bahsetmeye çalıştığımız yeni (özellikle 2000'den sonra netleşti) durum ne kadar belirginleşirse dünyadaki son gelişmeleri de bu duruma göre yeniden değerlendirmeye tabi tutabiliriz. arap baharı, kuzey afrika, doğu akdeniz, suriye, doğu türkistan, avrupa, avrupa birliği, asya, afrika, amerika... tüm buralardaki gelişmelerin yeniden değerlendirilmeye ihtiyacı var. çin'in bölgesindeki durumu, afrikada ki varlığı ve gücü. vs. bağlantılı diğer önemli bir başlık ise bu yeni husus karşısında cemaat, topluluk ve örgütlerin durumu. türkiye örneğinde ise cemaat'in dünyanın değişik bölgelerinde, ülkelerinde nasıl bu denli yaygınlaştığı ve oralardaki etkinliği. gerçekten de cemaat'e desteği veren abd devleti/hükümeti mi yoksa bu bahsettiğimiz küresel sermaye(nin uzantıları) mı? bunu ayıklayabildiğimizde önümüzdeki tablo biraz daha netleşmiş olacaktır. nerede sınır tanımayan, sınırı olmayan bir güçten bahsediyorsak orada bu yeni durumun izlerini bulabiliriz. yeni kapitalist sistemin özünde bu var. küresel şirketlerin varlığından bahsedebileceğimiz gibi dünya ölçeğinde örgütlerin/cemaatlerin varlığından da bahsetmeliyiz. bunlar devletlere kafa tutabilecek düzeydeler ve etkinlikleri büyük. abd hükümetine kafa tutan ve snowden'i istediği gibi yönlendiren bu sistemin lordları değil mi? peki türkiye de durum nasıl işliyor? küresel bir şirketimiz yok ama öteden beri onların distribitörlüğünü yapmış "koç" gibi holdinglerimiz var. peki örgüt, cemaat olarak hangileri var? ve bunların etkisi türkiye'de siyasi ve içtimai süreci yönlendirebilecek düzeyde mi? tüm bunları tartışmakta fayda vardır diye düşünüyorum.

rusya'da putin işbaşına geldiğinde ilk yapmaya yeltendiği yerli baronları hizaya çekmek idi. ve en son hepsini bir araya toplayarak restini çekti. sonuç ortada. putin bu mücadeleden güçlenerek çıktı. şimdi ise yeni bir durum var. bahse konu bu büyük şirketler elbette güçlerini birleştirecek, eklemlenemedikleri diğer büyük şirketler ile irtibata geçmek isteyecekler. maksat ise sadece ticaret değil elbette. kurulmaya çalışılan bu yeni "küresel kapitalist sistem"in önündeki engelleri teker teker aşmak. ve önündeki devlet yahut liderleri hizaya çekmek. kim olursa olsun. bu recep tayyip erdoğan olabilir, obama olabilir hatta putin de olabilir. ortada küçük hesaplar yok, büyük hesaplar var. ve tüm dijital ve siber imkanlar küreselcilerin elinde. hem de sonuna kadar!
kerson,tuapse,novoroski limanlarında ve şehirlerinde bulunduğum ülke.. kendinizi 1996 da bulunduğum zamanlar da siyah beyaz bir filmin içinde gibi hissediyorsunuz şimdi nasıldır bilmem.
bu günki güc ve zenginliğini ayı postlarına borclu olan devlet. kabileler ve sürekli yer değiştiren köylüler alanı olan rusya birinci petronun halkları birleştirmesiyle moskova cıvarında siyasi oterite kurulur. petro yu bir zorluk beklemektedir asyadan avrupaya geçiş güzergahı olan guney taraflarınıda kendine dahil eder. artık bu devleti ekonomik sıkıntılar beklemektedir. osmanlı istanbulu fethetmiştir, avrupada ronasansın ayak sesleri duyulmaya başlamıştır. kendini dünyaya kanıtlamak isteyen petro yıllarca düşünür. kuzeye düzenlediği bir kaç sefer ile ayı larla tanışır. o kadar çok ayı vardırki... ikinci aşama bu dağların içlerindeki bu ayıları nasıl yakalayacaktır. dağlı kazakları bu iş için görevlendirir ve ilk ayı partisi vurulur. kazak rus kankalığı bu sürecten sonra 90 yıkımına kadar hep devam etmiştir. örneğin stalingrad savunmasında kazakların kahramanlığı dünyada bilinir. bütün özel hareketlerde rusya hep kazakları kulanmıştır. kuzeyde yasayan ayılarla birlikte genelde moğol bölgesinden gelen son moğol ardıl yöneticileri yaşamaktadır. bunlar keşfedilir. ayılarla birlikte bunlarda öldürülmeye başlar. kolay değildir. iklimine ve bölgenin doğasına alışık moğol askerleri okçulukta iyidr. ne varki barutlu silahlar vardır rusların elinde. silahlar ayı postu komisyoncuları tarafından tedarik edilmiştir. petronon ölümüne kadar süren savaşlarda hem yüzbinlerce ayı postu avrupaya satılır hemde son moğol hakimiyeti son bulur artık hazine dolmuştur. savaşmayıda öğrenmiştir bu devlet.
hızlı bir şekilde suriye'deki vatandaşlarını tahliye etmekte!
fyodor dostoevsky, nikolai gogol, tolstoy, puşkin, ivan turgenyev, anton çehov ve son olarak aleksandr soljenitsin gibi bir çok yazın dehasını yetiştiren slav ülkesi...bütün batı edebiyatı bir tarafa rus edebiyatı bir tarafa...zümrüdü anka kuşudur...küllerinden doğar...her yeni devrimde de ilk önce kendi çocuklarını yer..
rusya'ya ait bir il-20 tipi askeri uçak uluslararası hava sahasında, kıyılarımıza paralel olacak şekilde doğudan batıya doğru uçuş yapmış ve genelkurmay başkanlığı bu durumu internet sitesinden kamuoyuna duyurmuştur.

buna karşın merzifon'dan kalkan iki f-16 ucağı önleme uçuşu yapmıştır. rus il-20 tipi askeri uçakların özelliği nedir? "bölge topografyasını haritalandırarak uydu vasıtasıyla canlı olarak bilgi aktarımında bulunabiliyor. ayrıca geçtiği yerlerde detaylı istihbari bilgiler de toplayabiliyor. uçak hakkında pek az şey bilinse de nato güçleri arasında yer alan boeing rc-135 ile benzerlikler taşıdığı düşünülüyor."

casus uçak olayı mı? olabilir. muhtemelen test maksatlı bir uçuş idi. bu uçakların dinleme yapalildiği de söyleniyor.

dinleme olayı aslında çok önemli bir mevzu. abd'nin nerdeyse tüm dünyayı dinlediği ve kayıt altına aldığı artık bir sır değil. sadece askeri araçlarla değil sivil unsurlarla. en basitinden sosyal medyayı da filtreden geçiriyor. tüm iletişim sistem içinde özel yazılımlar koyarak istedikleri kişileri dinleyip takip edebiliyorlar.

(bkz: prism) meselesi gibi. ingilterede tempora. ve abd'in fransayı da dinlediği ortaya çıkınca işbu dinleme işi epey bir gündem olacak gibi. peki batı'lı ülkeler biri-birini ve dünyayı dinleyip takip ediyorsa rusya ne yapıyor. elbette o da benzer faaliyetler içinde. askeri ve teknolojik araçlarda benzer şekilde dinleme faaliyetleri rusya tarafından da yapılmaktadır.

ancak bu olay daha ziyade karadeniz'deki nato gücüne ilişkin bir mesaj idi. karadeniz de nasıl bir gelişme yaşandı ki rusya bu mesajı iletmek zorunda kaldı. yahut zaten bunlar rutin şekilde karşılıklı olarak yapılıyordu da neden genelkrumay bunu kamuoyu ile paylaşma gereği duydu?
mısır ile olan ilişkilerini eski günlerdeki gibi pekiştirmekteler, zira son yapılan görüşmede mısır savunma bakanlığı ile ortak üretim hava savunma projesi imzalandı. finansal sıkıntının giderilmesiyle hemen çalışmalara başlanacak. aslında bu cunta yönetiminin abd ye karşı bir misillemesi. nedeni çok açık, çünkü abd darbe sürecinde mısırı hep yarı yolda bıraktı, ama cunta yönetimi ne yaptı? yıllarca abd tarafından orduya akıtılan onlarca parayı rusya'ya aktardı. sadece hava savunmada değil, bir çok askeri anlaşma için şuan tam mutabakat sağlanmış durumda. gayrı gerisini abd düşünsün.
kapitalist devlerin gözüne giremeyenlerin ilk başvurduğu kapıdır.
|
- siyasi tutuklamaların artık normal sayıldığı
- tutuklu gazeteci sayısında lider olan
- muhalefet partilerine yapılması gereken hazine yardımının siyasi sebeplerle sürekli engellendiği
- eşcinsellere lincin resmen serbest olduğu ve devlet eliyle desteklendiği bir ülkedir.

bağımsızlıktan kasıt buysa kalsın, istemez.
abd de yaşayan dini liderleri kimsenin takmadığı, abd yi takmayan ender ülkelerden biridir.
ard arda gelen patlamalar ile soçi'deki kış olimpiyatları arasında irtibat kuruluyor. ilk belirtiler olimpiyatların hedef alındığı intibaını veriyor.

mesela patlamaların meydana geldiği volgograd, soçi'ye 700 kilometre uzaklıkta bulunuyor. ancak ben ukrayna üzerinden avrupa ile yaşanan krizin bu şekilde yansımış da olabileceğini sanıyorum. kiev'de devam eden protestolar hükümeti epey sıkıştırdı. rusya geri adım atmıyor. enerji savaşları enerji operasyonlarına çok çabuk dönüşebiliyor. bir benzeri de türkiye'de denendi. operasyonlarda kullanılan yöntemler ülkelere göre değişiklik arzedebiliyor. nasıl bir etki bekliyorsanız ve ülke hangi süreç içindeyse oraya uygun yöntemler izleniyor. rusya'nın aşını ağrıtan en önemli unsurlardan biri de aşırı islamcı yapılar. bu noktalar harekete geçirilmiş olunabilir. avrupa istihbaratının eli çok da kısa değildir. muhtemeldir ki süreç yeni bir aşamaya sürükleniyor. eğer rus yönetimi bu yönde bir sonuca ulaşırsa karşılık vermekten kaçınmaz. bunu derken rusya'nın da değişik yerlerde bomba patlacağını söylemiyoruz. bunu avrupaya uzanan enerji boru hatlarını engellemekle yahut devre dışı bırakmaya çalışmakla yapacaktır. mesela nabucco'yu devre dışı bıraktıkları gibi. rusya tanap'a razı oldu ki bu projenin ucunda avrupa var. işler kötüye giderse azerbaycan'da ve gürcistanda hareketlenmeler olabilir. tüm buralar hassas dengeler üzerinde oturuyor. izleyeceğiz ve bakıp göreceğiz. dünyada belirli bir istihbarat raconu var ve büyük ülkeler bunu çok iyi uyguluyor.

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.