Dünün Beğenilenleri

çakıl taşı dergi

kendi zevkime göre dayayıp döşediğim dergi.
dünyevi mecmua dergisini okuyup çok hoşuma gitmesinden mütevellit bir iki tane deneme yaptım. sizlerin beğeni ve eleştirilerinize sunuyorum.
https://yadi.sk/i/WS40_MUKQ...

edit1: yönetime sol framede görünmesini sağladığı için teşekkürler.
edit2: yeterli katılım sağlanırsa cebimizdeki taşları dökmeyi 1. sayıyı çıkarmayı düşünüyoruz. şimdilik 3 kişiyiz.
yazı ve şiir ve deneyimlerinizde herhangi bir sınırlandırma yoktur, tamamen sizin cebinizdeki taşlarla ilgilidir.
iletişim: sahintutus@yandex.com
edit 3: ayın 1 inde ilk sayı için yazıları toparlamaya karar verdik. kim verdi? tabiki ben karar verdim. şu an kesin 4 kişiyiz. yazmak isteyenler gerçek mahkası veya takma isimle ayın 1'ine kadar yollayabilir yazılarını. konu serbest. ayın 1'ini geçerse de yollayabilirsiniz dökün taşları. *

devamını gör...

gelinin pasta şakasına vurarak tepki veren damat

yanlış hatırlamıyorsam bu ilk değil. daha önce de benzer videolar vardı. patronlarının, maddi sıkıntıların, toplumun, askerde komutanlarının ve bilumum otoritenin anasını ağlattığı, özgüvenini dürüp büküp bi tarafına yerleştirdiği türk erkeği daha düğün gününde başlıyor gücünün en rahat yettiğine karşı heyvanlaşmaya. neysse Allah mesut etsin, bi yastıkta kocasınlar.
devamını gör...

kayınpederinin getirdiği hediye ile evliliği biten genç çift

istanbul'da yaşayan ve gıda toptancılığı yapan baba kızın evine giderken prinç, patates ve soğan götürdü.

fakat bu hediye kızının evinde ciddi bir sıkıntıya neden oldu. damat ve ailesi isyan ettiler ve "bize bu güne kadar siz mi baktınız, kaç yıldır siz mi bize bakıyorsunuz?" diye tepki gösterdiler.

ortalığın karışması üzerine gelin babasına evine gitti. ortam yatışmıştır niyetiyle tekrar evine döndüğünde ise kapının anahtarının değiştirildiğini gördü. görümceleri ise babanın evine git bu iş bitti dediler. olaylar sonrasında aile mahkemesine taşındı ve boşanma davası açıldı.

dava 4 yıl sürdü ve çift boşandı. mahkeme ayrıca geline erkek tarafının 5 bin lira maddi, 10 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.

galiba patates ve soğan zaten bitecek bir evliliğe bahane olmuş.

haber
devamını gör...

1 yaşındaki bebeğe doğum günü yapmak

moda olan akım. süslemeleri, pastası, kurabiyeleri, anne bebek kıyafetleriyle kutlanan doğumgünleridir. davulun sesi uzaktan hoş geliyor ama ben bu kadar teferruata gireceğimi zannetmiyorum. bizde 1 yaşında olduk doğumgünümüz böyle şatafatlı kutlanmadı ama büyüdük yani. bir de doğum yaptıktan sonra oda süslemesi olayı var. insanlar neyle uğraşacaklarını şaşırdılar. yetişkinlerin sidik yarışı bu tip konular. benim çocuğum herşeyin en iyisini hakediyor mantığı hakim. dediğim gibi uzaktan sesi hoş geliyor davulun ama pek uğraşamam bunlarla. sonuçta gelir belli gider belli. yok doğum süsleri, 40ı çıkınca mevlütte masa düzenleme, 1 yaş doğumgünü.. bebek bezi olmuş 145tl bu masraf yerine bebek bezi alırım daha iyi.
devamını gör...

terazi burcu kadını

kurban olun bize.

venüs bize çalışıyor, estetik, güzellik o muazzam sanatçı ruhu, aura filan hepsi bizde.

bu kadar güzellik bizdeyken azcıcık da dengesizliğimizi çekin bence. ben olsam çekerdim yani. canım kendim kalp.
devamını gör...

derviche moderne

kendisinin çok ağır bir yükün altında olduğunu düşünüyorum.

dünya sözlük misyonu ve vizyonu itibârı ile bu memlekette tek istikrarlı ve çizgisini muhafaza eden sözlük.

bunca zaman büyük sıkıntılar yaşayarak böyle bir yapının arkasında duruyor olması, devam ettirmesi büyük bir erdem.

konu ile ilgili çok sözüm var ama şimdilik burada virgül koyuyorum.
Allah ondan razı olsun. *
devamını gör...

sır

2013 den 2016 ya kadar zaman zaman aktif olarak , zaman zaman da ara sıra uğrayarak yazan , 2016' dan 2018' e kadar hiç uğramadığı dünya sözlüğe bir sabah aniden yeniden geri dönen ve ne yazık ki yeniden veda etmek zorunda kalan yazar.

2018 haziranda yeniden sözlüğe girmeye çalıştığımda balık hafızam o tan tik mahlasını otantik diye hatırlayınca sayfamı bulamadım. yeni isim daha iyi olur hem kimseyle konuşmadan daha özgürce yazarım diye düşünüp sır olarak aranıza katıldım. ama tabii burası dünya sözlük sizi bulurlar. öyle de oldu.

bazılarınızın malumu geçtiğimiz hafta moderatör ilan edildim. aynı hafta kötü bir tesadüf özel yaşamımda bir takım değişiklikler oldu ve değil moderatörlük gibi zorlu bir görevi layığıyla yerine getirmeyi yazarlığa bile vakit ayıramayacağımı fark ettim. üzülerek sözlüğe veda ediyorum. artı alıp eksi verdiğim, eksi verip artı aldığım, ''seni ben eksiledim'' diye mesaj attığım, ''eksilemeden emin olmak istedim burada ne demek istedin ? '' diye sorduğum, ''okurken gülmekten elimdeki çayı döktüm'' dediğim, niye bu kadar sert siziniz diyerek haddimi aştığım, sen onları boş ver yazmaya devam et dediğim, hep yaz daha çok yaz dediğim, kalbinin yorgunluğuna şiir yolladığım, bak buna artı yetmez diye alkışladığım, hasılı bir şekilde mesaj kutusunu aşındırdığım yada mesaj yazmayıp artı gönderdiğim , favoriye aldığım kimi zaman gülerek kimi zaman söylenerek eksilediğim bu sözlüğün varlık sebebi tüm yazarlara en içten duygularımla selam ederim. hep yazın daha çok yazın

elbette erol kaf' dan bir dize bırakmadan gitmeyeceğim.

dökülecek yaprağı kalmayınca
kendini kurutup döktü bir ağaç
orman dirilsin toprağa can gelsin diye.
devamını gör...

inançsızlığı askıya alma anlaşması

yazar ve okur arasında imzalanan anlaşmadır. anlaşmanın detaylarına gelecek olursak..*

okur, bir anlatı metniyle karşılaştığı zaman bu metnin bir kurmaca metin olduğunun farkına varır; ama kurmaca metni okurken bu inançsızlığını askıya alır ve metinde geçen tüm unsurlara anlatı metninin gerçekliği içerisinde bakar. velhasıl ampirik okur olmaz. yani yüzüklerin efendisi'ni okurken "böyle dünya mı olur lan ne kadar saçma!" demez.
devamını gör...